Ralli Efsanesi Colin McRae

Otomotiv dünyasına damgasını vurmuş efsane isimleri ağırladığımız yazılardan bir diğerine hoşgeldiniz! Bugün ki konuğumuz toprak pistlerin efsane ismi, Dünya Ralli Şampiyonası’nın yıldızlarından olan Colin McRae!

Colin Steele McRae, 5 Ağustos 1968’de İskoçya’nın Lanark bölgesinde dünyaya geldi. Doğduğu andan itibaren yarışçılık kanındaydı. Babası beş kez Britanya Ralli Şampiyonu olmuş Jimmy McRae’di. Kardeşi ise profesyonel ralli pilotu Alister McRae’di. Genç yaşlardayken çoğunlukla motosikletler ile vakit geçirse de dört tekerlekli araçlara her zaman daha fazla ilgi duymuştu. 16 yaşına geldiği bu ilgiye daha fazla karşı koyamayan McRae motosikletini bir Mini Cooper ile takas ederek başarılarla dolu kariyeri için ilk adımı atmış oldu.

Kariyerinin ilk büyük yarışına 1986 yılında İskoçya Ralli Şampiyonası’nda katılan McRae, yarışta kullandığı Chrysler Sunbeam ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Parkurlarda gösterdiği hız ve heyecan verici sürüş tarzı ile eski Dünya Ralli Şampiyonu Ari Vatanen’e benzetildi. Fin pilot aynı zamanda McRae’in en büyük idolüydü. McRae için asıl sıçrama noktası ise 1988 İskoçya Ralli Şampiyonası oldu. Kullandığı standart Vauxhall Nova ile şampiyonluğu elde eden McRae tüm kamuoyunda öne çıkmaya başladı.

Yıllar içerisinde kendini oldukça geliştiren ve pistlerde tozu dumana katan McRae, ilk Dünya Ralli Şampiyonası deneyimini 1987 yılındaki İsveç Rallisi’nde yaşadı. Bu rallide Vauxhall Nova kullanan McRae, 1991 yılındaki Britanya Ralli Şampiyonası’nda onu profesyonel yapan kontrata imza atarak Subaru takımına katıldı. 1991 ve 1992 sezonlarında şampiyonluk yaşayan McRae, Subaru’nun Dünya Ralli Şampiyonası’nda mücadele etmekte olan fabrika takımına yükseltildi. 1992 yılı aynı zamanda McRae’in Britanya Touring Şampiyonası kariyerine başladığı yıl oldu. BMW’nin fabrika takımında kariyerine başlayan McRae, ikinci ayakta Matt Neal ile bir çarpışma yaşayarak kaza yaptı. Yarış yetkililerinin yaptığı değerlendirmede hatalı bulunan McRae diskalifiye edildi.

Yıllar 1993’ü gösterdiğinde Colin McRae, co-pilotu Derek Ringer ile ilk Dünya Ralli Şampiyonası yarışını kazandı. Yeni Zelanda Rallisi’nde kullandığı Subaru Legacy RS daha sonra Subaru Impreza 555 ile değiştirildi. Sonraki süreçte McRae, Subaru’nun 1995, 1996 ve 1997 yıllarında peş peşe üç üretici şampiyonluğu kazanmasında önemli rol oynadı. O dönem Kraliçe II. Elizabeth tarafından MBE (Member of the British Empireİngiliz İmparatorluğu Mensubu) ünvanı ile ödüllendirildi. Buna ek olarak, çeşitli başarılarla dolu birçok yıldan sonra 1999 yılında Ford fabrika takımına geçiş yaptı.

1999 yılında yaptığı geçiş ile Ford markasını temsil etmeye başlayan McRae, dönemin yeni çıkan aracı Ford Focus’u kullandı. Anlaşmaya göre iki yılda altı milyon pounddan fazla garanti ücret alarak tarihteki en yüksek maaşı alan ralli pilotu oldu. Gelir gelmez Safari ve Portekiz Rallilerini kazanan McRae farkını hemen hissettirdi. Ancak, Focus’un sezon içerisinde gösterdiği dengesizlikler ve güven vermeyen sürüş dinamikleri McRae’i takımdan ayrılma noktasına getirdi. İlerleyen süreçte problemlerin çözülmeye başlaması ile Ford ve McRae arasında iki yıllık yeni kontrat imzalandı. 2001 yılına kadar devam eden başarılı grafik bir süre sonra ivmesini yitirmeye başladı. 2002 yılında sona eren kontrat Ford tarafından yenilenmedi. Sonraki açıklamalarda Ford’un bu kontrata sıcak yaklaşamamasının sebebinin talep edilen beş milyon poundluk yıllık ücret olduğu söylendi.

Bir yıl sonra Citroen 2003 sezonu için Colin McRae ile anlaştığını açıkladı. Takım sahip olduğu Sebastien Loeb ve Carlos Sainz gibi değerlere bir yenisini ekleyerek başarılı grafiğini sürdürmek istiyordu. McRae ilk yarışında kullandığı Xsara WRC ile Monte Carlo Rallisi’nde ikinci oldu. Başarılı bir başlangıç gibi görünse de sezonun kalanını galibiyet alamadan altıncı sırada tamamlayarak hayal kırıklığı yarattı. 2004 yılında yapılan kural değişikliği sonucunda takımların pilot sayısı üçten ikiye düşürüldü. Loeb’in uzun süreli bir kontratı olmasından dolayı Citroen ekibi McRae ve Sainz arasında bir seçim yapmak zorunda kaldı. Çok daha başarılı bir sezon geçiren Carlos Sainz takımda kalmayı başarırken Colin McRae Citroen’e veda etti. O yıl McRae kendisi için takım arasa da on yıl üzerine ilk defa takımsız kalarak Dünya Ralli Şampiyonası’nda yarışma şansı elde edemedi.

Boşta olduğu dönemde başka alanlara yoğunlaşan McRae, Dakar Rallisi ve Le Mans Yarışı gibi alanlarda mücadele etti. 2004 ve 2005 yıllarında Race of Champions organizasyonunda Büyük Britanya’yı temsil etti. 2005 yılında Skoda markası için Britanya ve Avustralya rallilerinde yarışan McRae, teknik problemler yaşayarak yarışlarda istediği pozisyonu elde edemedi.

Sonrasında beklenmedik bir şekilde McRae için Dünya Ralli Şampiyonası’nda bir şans daha doğdu.Citroen takımı talihsiz bir sakatlık geçiren Sebastien Loeb'in yerine kısa süreliğine yarışması için ralli pilotu aramaya başladı. O sezon Sebastien Loeb yerine Citroen takımının Türkiye Rallisi kadrosuna dahil olan McRae, teknik problemler sebebiyle ilk onun uzağında kalarak podyum göremedi. Katıldığı son ralli bu oldu.

McRae emeklilik döneminde İskoçya’ya dönerek ailesi ile birlikte Lanark’da yaşamaya devam etti. Havacılık sektörüne ilgisi olan McRae’in sonunu da maalesef bu tutku getirdi. 15 Eylül 2007 tarihinde kullanmakta olduğu Eurocopter AS350 tipi helikopterin evinin yakınlarında düşmesi sonucunda kendisi ile birlikte oğlu Johnny ve iki aile dostu hayatını kaybetti. 2008 yılının Kasım ayında Colin McRae İskoçya Spor Efsaneleri arasına alındı.

 

Yorumlar

  1. İlk yorumu sen yap...

Yorum